2 Aralık 2015 Çarşamba

Hikaye: oyun

Bir arkadaşının arkadaşını tabu oynamaya getirmesiyle başladı her şey. Kim bu kız diye sordu usulca yasak kelimeleri kullanmadan, okuldan arkadaşım kanka niye sordun? Hiç, merak ettim.

Sonra bir kaç el tavla döndü karşılıklı. İlk başlarda her çakal erkek gibi bilerek yenildi kıza, sonra attığı zarlar hep düşeş gelmeye başlayınca tavlayıverdi kızı.

Bir poker gibiydi ilişkinin başı. Karşılıklı blöfler, yalandan kibarlıklar, birbirini deneyen hareketler... Sonra restler çekildi, kartlar açıldı. Herkes kaybetmiş masa kazanmıştı. Kayıplar ağır olsa da ikisi de devam etmeye karar verdi.

Kızın babasıyla tam bir satranca tutuştular ardından. Terleten uzun saatler, tahmin edilemeyen hamleler çok zorlayıcıydı. Hiç pratiği olmayan eleman yapamayacak diye düşündü bir an, ama nasıl olduysa şah mat etmeyi başardı babayı.

Evlenir evlenmez önlerinde bir monopoly kartonu belirdi. Şuradan mı ev alsak bu krediye mi girsek ne kadar çocuk yapsak derken zaman çok hızlı geçti.

Kendi kızının tavlada tanıştığı delikanlıya satrançta yenilince artık bu oyunlar için çok yaşlandığını fark etti.

Daha basit olanlara yönelmeliydi, mesela saklambaç! 70 yaşıma kadar sayıcam sen saklan olur mu?
Elma dersem çık, armut dersem çıkma! Armut! Eheheheh. Elmaaa! Hayatım elmaaa!!! Hayatım? Nerdesin?...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder