8 Ocak 2016 Cuma

kendine itiraf

Tanıdığım birisinin instagramında doğuştan görme sıkıntılı bebek yeğeniyle fotoğrafını gördüm geçen gün. Çocukta doğal olarak muhtemelen hep takacağı bir gözlük var. Fotoğrafın açıklamasında "canımdan çok sevdiğim sarı meleğim" yazıyordu. Daha önce bahsetmişti bana ondan, doğuştan gelen sıkıntısından ve tabi ki de onu ne kadar çok sevdiğinden. Bugün aynı ortamda bulunduk bir şeyler içerken. Yine anlata anlata bitiremedi yeğenini, bir ara sessizlik oldu ortamda, ben dayanamayıp söze girdim.

"Acıyo musun ona hiç?" diye sordum. "Acımak değil de sadece çok üzülüyorum" diye cevap verdi. "Normal olsaydı, bir kusuru olmasa bu kadar sever miydin?" diye sordum. "Severdim tabi ki" diye cevap verdi. Kendisini de inandırdığı bu yalanına gülümsedim. Aklıma gelen bir sürü şeyi kendime sakladım çünkü konuşsam biliyorum ki o insan benim olduğum herhangi bir ortama gelmez bir daha.

Aklıma ilk gelen şey yaşadığım bir anıydı aslında. 8-9 yaşlarımda, teyzemlere gitmiştik. Kuzenimin atarisiyle oynuyorduk, ancak doğru düzgün eğlenemiyorduk. Atarinin bağlanabileceği tek televizyon hasta ve yatalak olan teyzemin kaynanasının odasındaydı çünkü. Kuzenimin babannesi yattığı yerden sürekli "mustafa! niye topladın bu çocukları götür burdan!" diye aksi aksi bağırırdı. Çoktan ağır derecede alzeimer olduğundan arada kuzenimi bile tanımaz "siz kimsiniz! başımı ağrıttınız!" diye aksilenirdi. Çok aksilenirse teyzemler bizi odadan çıkartırdı. Altını temizlerlerken izlemiştim bir defa o berbat görüntüyü halen unutamıyorum.

O gün ki duygularımı çok net hatırlıyorum. O yaşlı kadından nefret etmiştim. Onun o aciz halinden, her iş için birilerine birşeylere muhtac olmasından tiksinmiştim. Sırf kendi uğruna bize oyun oynatmamsına kızmıştım. Teyzemi ona bakmaya mecbur bırakmasına kızmıştım. Ve şu anda farkediyorum ki onlar en masum, en insani düşüncelerimdi benim, tamamen içimden geliyorlardı.

Peki o kız neden yeğeninden nefret etmek yerine daha çok sevgi besliyor? Bu temel olarak insanın kendini değerlendirmesinde saklı. Hani vicdan deriz ya o olay aslında biraz farklı bana göre.

Kendimize daha geniş pencereden bakabilme yetisini ilk kazandığımızda insan olarak asıl isteklerimizin ne kadar bencil ve şerefsiz olduğunu farkederiz ilk olarak. Buna dinen nefis ismini de takmışlar hatta. İşte bu istek ve düşüncelerimizle savaşmak adına sürekli zıt görüş mekanizması oluşturmaya başlarız. Buna da vicdan ismini takıyoruz. Bu mekanizmanın derecesi yaşayışına odaklı olarak değişiyor ve bir süre sonra otomatik düşüncelere dönüşüyor.

Daha da açmak gerekirse o arkadaş kuzenini kusurundan dolayı sevmediği takdirde kötü birisi ilan edileceğinin farkında. Kendi bilinçaltına ve vicdanına iyi birisi olduğunu kanıtlaması için onu çok sevdiğine kendisini inandırmaya çalışıyor. Buna bağlı olarak da normalden daha sık tekrarlıyor daha çok aksiyonda bulunuyor vs.

Yani aslında iyi şeyler yapmaya bizi iten vicdanımız bile içimizdeki kötülüğe karşı kendimizin oluşturduğu bir savunma sistemi. Aciz olana duyduğumuz sempati de bu kötülüğün bir anlamda kanıtı.

Kendinden ve tüm insanoğlundan tiksinmek için bir sebep daha hehehe.

Bu tarz şeyleri kendime her itiraf ettiğimde canım çok sıkılıyor. Herhangi bir şey yapmak için hevesim kalmıyor. Sizin de hevesinizi kırdıysam özür dilerim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder